İnce bağırsak, sindirim sisteminin en uzun bölümü olmasına rağmen incelenmesi en zor kısımlarından biridir. Klasik mide endoskopisi yalnızca ilk bölümüne, kolonoskopi ise son bölümüne ulaşabilir. Arada kalan uzun segment, uzun yıllar boyunca görüntülenmesi güç bir alan olarak kalmıştır. Bu bölümün karın boşluğu içinde kıvrımlar yaparak yerleşmesi ve hareketli yapısı, standart aletlerle ilerlemeyi güçleştiren başlıca etkenlerdir.
Nedeni açıklanamayan kansızlık, gizli sindirim sistemi kanaması, sürekli tekrarlayan karın ağrısı veya ishal gibi şikayetlerde kaynak bu bölgede olabilir. Bu durumlarda ince bağırsağa özgü yöntemlere başvurulur. Dışkıda gizli kan saptanması ya da beslenme desteğine rağmen düzelmeyen demir eksikliği de aynı yönlendirmeyi yapan bulgulardandır.
Günümüzde hem görüntüleme hem de gerektiğinde doku örneği alma imkânı sunan teknikler bulunmaktadır. Hangi yöntemin seçileceği, şikayetin türüne ve önceki tetkiklerin sonucuna göre belirlenir. Çoğu zaman bu yöntemler birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan basamaklar olarak kullanılır.
İnce Bağırsak İncelemesi Ne Zaman Gerekir?
Demir eksikliği anemisi olan ancak mide ve kalın bağırsak incelemeleri normal bulunan kişilerde, kaynak arayışı ince bağırsağa yönelir. Benzer şekilde bilinen inflamatuvar bağırsak hastalığında yaygınlığın belirlenmesi de bir başka nedendir. Hastalığın hangi segmentleri tuttuğunun bilinmesi, tedavi yoğunluğunun ayarlanmasında yol gösterir.
Çölyak hastalığı şüphesi, ince bağırsak tümörleri ve nedeni bulunamayan kilo kaybı da bu incelemelerin gündeme geldiği durumlar arasındadır. Bağırsakta polip gelişimine yatkınlık yaratan kalıtsal sendromlarda ise belirti olmasa dahi belirli aralıklarla izlem yapılması istenebilir. Uzun süren ve laboratuvar bulgularıyla desteklenen emilim bozukluğu tabloları da aynı grupta değerlendirilir.
Yutulan Kamera ile İnceleme Nasıl Yapılır?
Hap büyüklüğünde bir cihazın ağız yoluyla yutulması esasına dayanan Kapsül Endoskopi Tetkiki, sindirim kanalı boyunca ilerlerken binlerce görüntü kaydederek ince bağırsağın tamamına yakınının incelenmesine olanak tanır. Kaydedilen görüntüler vücut dışındaki bir alıcıya aktarılır ve inceleme sonrasında hekim tarafından sırayla değerlendirilir.
İşlem sırasında sedasyon gerekmez ve kişi günlük aktivitelerini büyük ölçüde sürdürebilir. Kapsül doğal yollarla vücuttan atılır. Ancak darlık şüphesi olan kişilerde kapsülün takılma ihtimali nedeniyle ön değerlendirme yapılması gerekir. Bu değerlendirmede kesitsel görüntüleme yöntemleri ya da eriyebilen test kapsülleri kullanılabilir. İnceleme boyunca yoğun fiziksel efordan ve güçlü manyetik alan oluşturan ortamlardan uzak durulması istenir.
Doku Örneği Alınması Gerekirse Ne Yapılır?
Kapsül yalnızca görüntü sağlar; örnek alamaz ve tedavi yapamaz. Bir lezyon saptandığında ya da doğrudan girişim gerektiğinde balon sistemleriyle bağırsağın körük gibi toplanmasını sağlayan Çift Balon Enteroskopi İşlemi devreye girer. İşleme ağız yoluyla ya da makat yoluyla başlanabilir; yön seçimi kapsül incelemesinde lezyonun hangi kesimde görüldüğüne göre yapılır.
Bu teknik sayesinde ince bağırsağın derin bölümlerine ulaşılabilir, biyopsi alınabilir, kanayan damar durdurulabilir veya polip çıkarılabilir. İşlem sedasyon altında yapılır ve kapsül incelemesine göre daha uzun sürer. İşlem sırasında saptanan lezyonun yeri, gerektiğinde cerrahi planlamaya yardımcı olması için işaretlenebilir. Bazı olgularda tüm segmentin taranabilmesi için iki ayrı seans planlanması gerekebilir.
Alınan Örnekler Tanıya Nasıl Katkı Sağlar?
Endoskopik incelemelerde gözle görülen değişikliklerin doğası çoğu zaman mikroskobik inceleme olmadan netleşmez. Bu nedenle şüpheli alanlardan yapılan Endoskopik Doku Örneklemesi, tanının kesinleştirilmesinde belirleyici bir adımdır. Örneklerin birden fazla noktadan alınması, tutulumun düzensiz dağıldığı hastalıklarda tanı olasılığını artırır.
Alınan minik doku parçaları patoloji laboratuvarında incelenerek iltihabi bir süreç mi, çölyak gibi emilim bozukluğu mu yoksa tümöral bir değişim mi olduğu ortaya konur. Sonuçların çıkması genellikle birkaç gün sürer. Gerekli görülen durumlarda özel boyama yöntemleri veya ek incelemeler istendiğinde bu süre uzayabilir. Örnek alınması işlemin kendisi ağrı hissettirmez; doku katmanlarının yalnızca yüzeyel bölümünden parça alınır.
Hazırlık Aşamasında Nelere Uyulmalıdır?
İnce bağırsağın görüntülenebilmesi için içeriğin boşalmış olması gerekir. Bu nedenle işlem öncesi belirli bir süre aç kalınması ve çoğu zaman bağırsak temizliği yapılması istenir. Temizlik kalitesi görüntünün netliğini doğrudan etkiler; yetersiz hazırlık incelemenin tekrarlanmasına yol açabilir.
Kullanılan ilaçların, özellikle demir preparatlarının ve kan sulandırıcıların hekime bildirilmesi önemlidir. Kalp pili veya benzeri implant taşıyan kişilerin de bu durumu önceden paylaşması gerekir. Şeker hastalığı nedeniyle ilaç veya insülin kullananlarda aç kalınan dönem için doz düzenlemesi yapılır. Sedasyon planlanan girişimlerde kişinin işlem sonrası kendisine eşlik edecek bir yakınıyla gelmesi beklenir.
İşlem Sonrasında Nelere Dikkat Edilir?
Kapsül incelemesinden sonra kişi kısa süre içinde normal beslenmesine dönebilir. Sedasyon uygulanan girişimlerde ise o gün araç kullanılmaması ve dikkat gerektiren işlerden uzak durulması önerilir. Girişim sonrası hafif şişkinlik ve gaz hissi, kullanılan havanın bağırsakta kalmasına bağlı olarak birkaç saat sürebilir ve kendiliğinden geçer.
Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma veya karında şişkinlik gibi bulgular gelişirse bekleme yapılmadan sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu bulgular, ender de olsa bir tıkanıklık gelişimine işaret edebilir. Aynı şekilde siyah renkli dışkılama, taze kanama, ateş yükselmesi veya geçmeyen göğüs arkası ağrı da gecikmeden değerlendirilmesi gereken belirtiler arasındadır. Biyopsi alınan kişilerde sonucun konuşulacağı kontrol randevusuna gidilmesi, sürecin tamamlanması açısından gereklidir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, muayene ve tedavinin yerine geçmez. Şikayetleriniz için lütfen ilgili uzman hekime başvurunuz.